10:09 am
düşünsene konserdeyiz son parçayı bizim için çalıyorlar koca kalabalığın ortasında birbirimize bakıyoruz öylece…
düşünsene konserdeyiz son parçayı bizim için çalıyorlar koca kalabalığın ortasında birbirimize bakıyoruz öylece…
hızlı hızlı cümleleri toparlamıştım kafamda heyecan da yanımdaydı böyle anlarda hep yanımdadır ama hiç yardımı olmaz. telefon çalıyodu alo diyecekti birazdan ben hemen konuya girecektim yoksa anlıcaktı bahane olduğunu.. kısa ama açık bir konuşma olacaktı zaten. arama bahanemi hazırlamıştım. Alo dedi benim sesim titriyodu niye titriyodu ki kahretsin şimdi sırası mı sonra titresene. konuşmanın sonunda ”ben sana karşı hiçbir şey hissetmiyorum artık” cümlesini kurabilmişti nasıl kurabildin? duygularını hani ifade edemezdin? hep içine atardın sen? şimdi hissettiğin şeyi böyle mi söylüyosun sen sen sen tamam yeter artık dur lütfen lütfen sus sen beni kırıyosun yine…çok birden söylemişti. içsesim konuşur hep onunla ama ben sustum o an, zaman bile durdu durmasaydı içime akacaktı. Tamam şimdi beynimi de susturdum hazırım ”anladım” diyebilirdim demi en azından… sesimin titrediğini anlamıştı galiba…telefonu kapatırken içimde bi yangın çıktı çığlık çığlığa sesler ağlayışlar anılarım yanıyodu gülüşlerimizi duydum sanırım onlarda yanıyodu içim yanıyomuş her şey yıkılıyomuş birer birer…telefon kapandı nefesim kesik kesik çıkıyodu terlik pijama dışarı attım kendimi yağmur yağıyordu kafamın içindeki yangını söndürmüyodu ama oturdum işte bir şey düşünemedim hayır başka bir şey de düşünemedim hayır hayır hiçbir şey düşünemedim kitlendim sanki donuktu her şey. Nazan koşmuş gelmiş peşimden üstündeki hırkasını çıkardı bana giydirdi sarıldı sıcacık bi önce, sonra içeri soktu beni…(tutmasana beni nazan bırak iste cok üzgünüm ayakta da duramıyorum zaten bırak oturayım burda gittiği yere kadar sıkılırsam düşerim bide oraya kimse kaldırmasın aman kaldırmak yok ama söz mü hadi lütfen bırak beni burada) sağol iyiyim bir şeyim yok nazan :) hırkanı alabilirsin üşümedim zaten hadi içeri girelim…
biliyorum bu bir çok kişiye olur peki olsun ama izin verin bu kez yalnızca bana oluyormuş gibi anlatayım… Küçüklüğümden beri (Harry Potter ile başladı bu his) filmlerden çok etkileniyorum, aşırı..öyle kapılıp gidiyorum… bir gün içinde tekrar tekrar tekrar sevdiğim sahneleri soundtrack’ı çalmadan bile zihnimde yaşayacak kadar.O filmlerin hiç birinde yoktum ama vardım işte ben de vardım hissi. Bu durum hayatıma yön vermiş yeni anlıyorum.. Tesadüflerin kaderim olduğuna inanmışım ve filmimi tamamlamak için o anları kullanmışım…belki farkında olmadan yaptığım şeyler kareleri birleştirip filmimi oynatmak içindi, bu benim filmimdi.Yerler çamurdu koştum sarı botlarım ayağımdaydı üstümde okul forması vardı hızlı hızlı minibüse koştum oturdum kapısı da kapanmıştı artık gidebilirdim evime…Peşimden koşmuş koşmuş koşmuş yetişti ama sonunda yetişti minibüsü durdurdu ve o bindi. o gün bunu asla bilemezdim tabi ama bu hayatımın sonradan en sevdiğim film karesi olacakmış meğer… çok geçmeden ben indim koşa koşa yolun karşısına geçtim görmemiş anlık inişimi, mesaj geldi ”nerdesin lütfen bekle geliyorum” yazmış yokluğumu farkedene kadar minibüs ilerlemiş tabi… durdum. onu daha fazla koşturmak istemedim havada soğuktu zaten. güvenliğin önündeyim peki gel konuşalım dedim o gün ona çok üzgünüm diyerek umutlarını kırmaktan başka bir şey yapmamıştım fakat o gün kalbimin attığını hissettim.